İktidar Hırsı ve Kösem Sultan

İhsan Ata

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları 2011–2012 sezonuna 13 Ekim’de prömiyerini yaptığı Kösem Sultan adlı oyunla başladı. Turan Oflazoğlu’nun yazıp Murat Atak’ın sahneye koyduğu oyunun dekor tasarımını Tayfun Çebi, kostüm tasarımını Funda Çebi Bozdoğan, ışık tasarımını Ersen Tunççekiç, koreografını Ferdi Yıldız, bestelerini ise Murat Gedikli üstlenmiş. Muhteşem bir kadroyla görsel bir şölene dönüşen ama sanatsal estetik açısından kısır kalan Kösem Sultan’da oyun boyunca; iktidar hırsının açtığı yıkımları ve kendi sonunu hazırlayan bir sultanı, aynı zamanda bir kadının iç çatışmalarına tanık oluruz.

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nca sahnelenen Kösem Sultan, Turan Oflazoğlu’nun tarihsel oyun üçlemesinin son halkası… IV.Murat, Deli İbrahim ve Kösem Sultan… Konusu itibariyle güncelliğini koruyan oyun, kendi çıkarları için devletin çıkarlarını hiçe sayan, iktidar hırsıyla yanıp tutuşan Kösem Sultan’ın kendi sonunu hazırladığı süreci kapsıyor.

Turan Oflazoğlu’nun Deli İbrahim adlı oyunundaki bir karakterden yola çıkarak yazdığı Kösem Sultan’ı, Deli İbrahim kadar derin incelemediğinden oyun boyunca sadece varlığıyla olayların değişimine tanık oluyoruz. Oyun, bir savaş süreciyle sahneden kaçışan oyuncuların yarattığı kargaşayla başlayıp, Kösem Sultan’ın boğularak öldürülmesiyle son buluyor.

Mahpeyker Kösem Sultan

Osmanlı Devleti’nin çöküş sürecini incelerken haremdeki kadınlardan (Hürrem Sultan, Nûr-Bânû Sultan, Safiye Sultan ve Mahpeyker Kösem Sultan gibi) bazılarının kişisel çıkarları nedeniyle kınalı parmaklarını devlet işlerine soktuğunu görürüz. Kösem Sultan’ın iktidar hırsı ne IV. Murat gibi yiğit ne de İbrahim gibi “Deli” bir oğul dünyaya getirmiş olması tatmin etmez. Şahsi menfaati için devlet idaresine müdahale eden Kösem Sultan, 14 yaşında cariye olarak girdiği sarayda I. Ahmet ile evlenir.  Günden güne artan iktidar hırsı onu IV. Mehmet döneminde Turhan Hatice Sultan’ın emriyle “Deli Doğancı” unvanlı Kuşçu Küçük Mehmed tarafından bir perde ipiyle boğulmasına, onun ölümüyle “Devlet içinde devlet” misali saltanat süren Ocak Ağaları’nın da hâkimiyetinin sona ermesine neden olur.

Turhan Hatice Sultan

Dördüncü Mehmed’in annesi Turhan Hatice Sultan’dır. Bu “Valide Sultan”ın Osmanlı tarihindeki yeri, baş tarafta isimlerini saydığımız valide sultanlar gibi karanlık, kirli değildir, şahsî menfaati için devlet idaresine müdahale etmemiş, “Valide Sultan”lığını hayırlı işlerde kullanmıştır.

Turan Oflazoğlu

Turan Oflazoğlu, İstanbul Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü ve Felsefe Bölümü mezunu. Ağırlıklı olarak konularını tarih üzerinden karakterlere dayandırmak yerine karakter üzerinden tarihi anlatan haliyle karakterlerin iç dünyalarını yansıtan yazar; oyunları, şiirleri ve çevirileriyle birçok ödülün de sahibidir.

Zuhal Gencer Kaya (Kösem Sultan)

Gerek dilin gerekse rolün ağırlığı bu rolde oynayacak oyuncunun en büyük handikaplarından biri bana göre. Canlandırdığı karakterin gerçek bir kimliğe dayanması, rolün ağırlığını bir kat daha artırıyor çünkü.  Bir yandan iktidar hırsıyla yanıp tutuşan sultanın varlığı, diğer taraftan bir kadın kimliğinin iç çatışması şüphesiz başlı başına bir ustalık gerektiriyor. İktidar hırsıyla kendi sonunu hazırlayan Türk sinemasında Ayten Gökçer (IV.Murat), Zuhal Olcay (İstanbul Kanatlarımın Altında) ve Selda Alkor (Mahpeyker Kösem Sultan)’un üstlendiği Kösem Sultan’ı sahnede ete kemiğe bürüyen Zuhal Gencer Kaya, bu zor ve amansız rolde beden dili ve güçlü yorumuyla başarılı. Karakter tahlili konusunda ise biraz daha derine inmesi gerekiyor. Canlandırdığı karakterin gerçek bir kimliğe dayanması, Kösem Sultan’ı daha net ve keskin ifadelerle oynamasına itiyor.

Esra Bezen Bilgin (Turan Sultan)

Yukarıda isimlerini saydığımız valide sultanlar gibi karanlık, kirli, şahsî menfaati için devlet idaresine müdahale etmeyen “Valide Sultan”lığını hayırlı işlerde kullanan Turhan Hatice Sultan rolüyle izleyicinin huzuruna çıkan Esra Bezen Bilgin, Kösem Sultan’ın kötülüğüne karşı karakterin getirdiği iyiliğin örneğini dengede tutmayı başarıyor. İyinin ve kötünün çatışmasındaki o ince çizgiyi abartıya kaçmayan oyunculuğuyla kotarıyor. Ne yazık ki Kösem Sultan gibi bu karakterde net değil. Kendini ifade etmekte kısmen zorluk çekiyor. Ayrıca sahnede yürürken küçük adımlar atmasına salık veririm. Ne var ki bir yandan sultanlığını, diğer yandan anneliğini ve Siyavuş Paşa’ya olan ilgisiyle özünde kadın olmanın netliğini çok iyi yansıtıyor.

Ve Diğerleri…

Oyun kalabalık ve güçlü bir kadrodan oluşuyor. Bireysel performansların yanı sıra oyunda sağlam bir takım oyunculuğu da söz konusu. Bektaş Ağa rolünde izleyiciyle buluşan Mehmet Beyazıt ve Mustafa Ağa rolünde aynı zamanda güçlü bir yönetmen olan İbrahim Şahin’i genel olarak başarılı bulmama karşın iki paşanın da oyun boyunca sıkça dile getirdiği “Paşa Kardeş” cümlesinde kullanılan tonu paşadan çok bir kabadayı söylemine benzettim.

Kethüda Bey rolünde Mehmet Serimer’in güçlü ve davudi ses tonunu, Murat Paşa rolünde Koray Onur’un beden dili ve sert tavrını, Sultan Mehmet rolünde henüz 9 yaşında olmasına karşın büyük bir profesyonellikle sahneye çıkan Tan Küçükbalkan’ın güçlü ve cesur yorumunu, Süleyman Ağa rolünde Bülent Baytar’ın naif ve sakin oyunculuğunu, Tıfli rolünde Serhat Güzel’in coşku dolu performansını, İngiliz Elçisi Salih Mat’ın tiplemesini, Gürcü Abdünnebi rolünde Şafak Karaali’nin rahat oyunculuğu ve mizah yönünü, Meleki rolüyle Çiğdem Saruhan Benli’nin oyunculuğuna kattığı duygu ve ruhunu, Kuşçu Mehmet rolüyle Çağrı Mengüç’ün son sahnedeki performansını, Şeyhulislam Bahayi rolüyle Mehmet Bayazıt’ın çıkardığı sempatik karakter tahlilini ve Siyavüş Paşa rolüyle Tarık Keskiner’in duygusal ve etkileyici ses tonuyla beraber çizdiği naif paşa kimliğini beğenmekle beraber klasik paşa anlayışına da karşı çıkarak ezber bozuyor.

Yeniçerililer- Sipahiler-İstanbullular- Halk- Cariyeler

Aslı Yiğit, Sonnur Şahin, Cemile Yoldaş, Çağla Buldak ve Damla Yeşilova danslarıyla Şehzadenin sünnet törenini şölene çevirmeyi başarıyor. Numan E. Uzunsoy,  Selim İşcan,  K.Anıl Adıgüzel ise esnaflara hayat vererek gecenin en renkli simalarından olup büyük alkış alıyor. Sipahi ve Yeniçerilerde; Yusuf Dinçer, Umutcan Vicnelioğlu, Nevzat Cengiz, Onursal Yıldırım, Erdoğan Ünlü, Sarper Saydam,  Elçin Arslan, Aykut Süslüer, Feridun Ülgen, Yüksel Kızılcık, Hüseyin Sirmen, Savaş Aydoğdu ve Murat Gün’den oluşan kalabalık kadro güçlü bir takım oyunculuğu sergiliyor. Ayrıca Zenne bazı yerlerde de Köçek olarak adlandırılan erkek dansözde Erdoğan Ünlü’nün performansı mutlaka ama mutlaka görülmeye değer!

Coğrafyanın nimetlerinden faydalanmak…

Bu kalabalık kadrolu oyunda Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, Kocaeli Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sahne Sanatları Oyunculuk Bölümü’nde okuyan öğrencilerden yararlanmış. Böylesine kalabalık kadrolu bir oyunu sahnelemekte en büyük etken şüphesiz bölgede bir Sahne Sanatları Bölümünün olmasıdır. Sanıyorum oyunu sahneye koymadan önce bu alternatif gözden geçirilmiş. Aksi takdirde böylesine güçlü bir oyunu sahnelemek neredeyse imkânsız… Diğer taraftan oyuncu adaylarına pratikte kendilerini görmesi ve büyük bir deneyim kazandırdığı da su götürmez bir gerçek.  Dileğimiz bu tür ödenekli kurumların bölgedeki öğrencilerden faydalanarak daha birçok prodüksiyona imza atması…

Teknik Kadro

Ersen Tunççekiç, aydınlattığı oyunda kesinlikle çok ama çok başarılı. Tasarladığı ışık, oyunun gizemine, entrikasına büyük ölçüde destek veriyor.

Dekor tasarımında görev alan büyük usta Tayfun Çebi, dönem oyununu dekora boğmak yerine tavandan sarkıttığı çerçevelerle oyunculara geniş alan bırakmış. Kösem Sultan’ın ihtişamına yakışmayan yatak sahnesi ve taht dışında yine ustalığını konuşturmuş.

Kostüm tasarımında Funda Çebi Bozdoğan, renkli ve zevkli tasarımıyla dönem oyununu yansıtmakta zorlanmamış. Karakterleri ortaya çıkaran bu zevkli tasarımıyla Kösem Sultan oyununun ihtişamına da ihtişam katmış.

Murat Gedikli’nin bestelediği müzikler oyunun ağırlığına büyük ölçüde destek veriyor. Özellikle giriş sahnesinde yer alan salâvat, oyun boyunca yükselen gerilim içerikli müzikler oldukça özgün ve oyunun demecine uygun.

Ve Murat Atak…

Murat Atak’ın reji koltuğuna oturduğu bu oyunda oyunun diline ve metnin sayfalarına büyük bir önem gösterdiği görülüyor. Ciddi bir dramaturgi süreci de söz konusu. Bu kalabalık kadronun sahnede rahat hareket etmesi için işe dekorları kaldırarak başlamış. Görsel bir şölene dönüşmesi ve dönem oyununun izleyici de etki bırakması için sözden çok eylem üzerinde durmuş. Müzik, dekor ve kostümle güçlü oyunculuğu birleştirip ortaya izleyicinin sıkılmadan izleyeceği bir dönem oyunu çıkarmış ki bu çok zor ve önemli bir iş. Bu kalabalık kadroyu bir arada tutmak bile başlı başına bir ustalık gerektiriyor. Tek sıkıntı oyunda yer alan ana karakterlerin daha derin incelenememesi. Ana karakterlerine karşılık gelen tarihteki kişiliklerin biraz daha incelemesi gerektiğini düşünüyorum. Sanki biraz yüzeysel kalmış gibi. Karakterin olmazsa olmaz 3 öğesi olan Fizyolojik, Psikolojik ve Sosyolojik özelliklere biraz daha eğilerek oyuncuların canlandırdığı karakterin daha net ve keskin ifade etmesini sağlayabilirdi. Karakter tahlili dışında gerek sahne dilini ve özgün yorumunu çok ama çok başarılı buldum.

Özetle,  Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları ve Kocaeli Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sahne Sanatları Oyunculuk Bölümü’nün ortaklaşa düzenlediği Kösem Sultan adlı oyun, üzerinden 350 yıl geçmesine karşın bugünde var olan iktidar hırsının açtığı yıkımları, entrikaları Murat Atak’ın son derece spesifik ve başarılı yorumuyla izleyeceksiniz.

Not: Kösem Sultan, 26 Kasım Cumartesi saat 15.00 ve 20.00’de Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları SDKM sahnesinde izlenebilir.

(OYUNUN KÜNYESİ):

Kösem Sultan

Yazan: Turan Oflazoğlu

Rejisör: Murat Atak

Işık Tasarım: Ersen Tunççekiç

Dekor Tasarım: Tayfun Çebi

Kostüm Tasarım: Funda Çebi Bozdoğan

Besteci: Murat Gedikli

Koreograf: Ferdi Yıldız

Sesler: Murat Atak, Hazım Körmükçü, Aydın Sigalı, Engin Benli, Fatih Sevdi, Cemal Aldıç, Tekin Ezgütekin

Rol Dağılımı: Zuhal Gencer Erkaya, Esra Bezen Bilgin, Mehmet Beyazıt, İbrahim Şahin, Mehmet Serimer, Koray Onur, Tan Küçükbalkan, Bülent Baytar, Serhat Güzel, Salih Mat, Şafak Karali, Çiğdem Saruhan Benli, Çağrı Mengüç, Mehmet Beyazıt, Tarık Keskiner, Levent Muratoğlu, Arzu Bigat Baril, Aysel Yılmaz, Meltem Savaş, Numan E. Uzunsoy,  Selim İşcan,  K.Anıl Adıgüzel, Yusuf Dinçer , Umutcan Vicnelioğlu, Çağrı Mengüç, Nevzat Cengiz, Onursal Yıldırım, Erdoğan Ünlü, Sarper Saydam,  Elçin Arslan, Aykut Süslüer, Feridun Ülgen, Yüksel Kızılcık, Hüseyin Sirmen, Savaş Aydoğdu, Murat Gün, Aslı Yiğit, Sonnur Şahin, Cemile Yoldaş, Çağla Buldak, Damla Yeşilova, Rüzgar Benli



  tarafından yazılan diğer yazılar.

Yorum


işlemi tamamlayınız: