Hamilelikte Varis Sorunları

Nedim Saban

Sağlık sorunları yaşadığım bir haftada, yeni deyimle enerji, eski deyimle kaderin beni hep doğru uzmanlarla buluşturması konusunda yeni deyimle evrene pozitif enerji yolluyorum.

Tesadüfen kader beni evimden çok uzakta olan bir hastaneye attı. Başhekim şefkatle hastane hakkındaki düşüncelerimi sorduğunda, şakayla karışık , “ bu devirde bu kadar Atatürk resmi asarsanız, işiniz zorlaşır ” dediğimde, “ünlü bilim insanları arasına Türkan Saylan’ın da fotoğrafını astık, bu fotoğrafı indirmezseniz ruhsat vermeyiz diye tehdit ettiler” demez mi?

Bilim insanları ve sanatçılar kolay mı yetişiyor? Onlarla onur duymak gerekirken, bu ayrımcılık, bu kin, bu öfke neden? Kaldı ki hastane koridorlarında karşılaştığım onlarca başörtülü hasta kardeşim, teyzelerim, sadece doktorların uzmanlıkları ve insanlıklarına güvenerek şifa arıyor. Doktor hastasının dünya görüşünü nasıl sorgulamıyorsa, hasta da böyle yapmıyor. “Onların doktorları, bizim hastalarımız, bizim hastalarımız, onların hekimleri” gibi bir eleme yapacak halimiz yok, zaten her konuda kamplaşarak beyinlerine hasar verilen bir toplumu bari bedenleri iyileşene kadar rahat bıraksınlar!

Toplumda her alanda bir güvensizlik, şüphe var. Sürekli komplo teorileriyle yaşayan insanlar olarak, mesela “hastane boşuna mı tahlil istedi” gibi travmalar yaşamamız son derece doğal.

…))) Kaset Çıkaran Hekimler

Hekimlerimizin büyük bir bölümü televizyon programlarına para vererek çıkıyorlar. Bu konuda sunucu ve yapımcılara ağır bir sansür uygulanıyor, konuk doktora sadece kendi istediği sorular sorulabiliyor, canlı bağlantılarda sadece doktorların duymak isteyeceği şeyler söyletiliyor. İnanmayacaksınız ama hekimlerin menajerleri, medya planlamacıları, yıllık reklam bütçeleri filan var

Kaset tanıtımı yapar gibi kanser tanıtımı yapıyorlar, kalp hastalıklarını filan konuşurken, bir yandan da yayında pişirilen çorbanın tuzu hakkında yorum yapıyorlar. Zaten politikacıların dayanılmaz istekleri karşısında boynu kıldan ince olan medyamız, parayı verip düdüğü çalan uzmanların sansürlerini de kanıksamış durumda!

Birkaç yıl önce bir doktor arkadaşım, tedavisi biten bir hastasının, adeta boynuna atlayarak, “televizyonda görmediğim için size güvenemiyordum ama iyi doktormuşsunuz” dediğini anlatmıştı! Bu çağda iyi hekim olmak sadece uzmanlık alanında doğru paylaşımları değil, doğru duruşları da gerektiriyor. İşi insanla olanların insanlığı çok önemli!

…….)))) Macide Tanır ve Sağlıkçıları

Prof. Haberal, gerek bilimsel başarıları, gerek insani duruşuyla son derece saygı duyduğum bir insan. Onun mucizeler gerçekleştirdiği Başkent Hastanesi’ne her gidişimde, günde yüzlerce kişiye şifa veren bu bilim yuvasının kurucusunun Bülent Ecevit’i ihmal etmekle suçlanması karşısındaki şaşkınlığımı gizleyemiyorum.

Can dostum Macide Tanır’a, hiçbir karşılık beklemeden, hak ettiği biçimde sahiplenmiş olan bu hastanenin sağlıkçılarının iğrenç ötesi bir gizli kaydı dolaşıyor sosyal medyada . Belli ki Macide Hanım yoğun bakımdayken bu çocukları sevmiş ve taburcu olduktan sonra evinde ağırlamış.

Ancak onlar, yoğun bakımdan yeni çıkmış bir kişiye, geceliğiyle horon teptirmeyi ve bunu gizlice kayıt etmeyi her nasılsa içlerine sindirmişler. Bu kaydı sosyal medyada paylaşıyorlar, isyan edenlere de terbiyesiz cevaplar yetiştiriyorlar. Benim dostluğumu bilmedikleri ve bilseler de anlayamayacakları için, “sizi hiç hastanede görmedik” diyebilecek kadar densiz ve yalancı olabiliyorlar. Tanır’ın hayranları, yakın dostları ve hatta mirasını bıraktığı Türk Eğitim Vakfı bile bu paylaşımı engelleyemiyor, çünkü her nasıl olursa olsun ünlü olmanın hafifliği daha cazip geliyor onlara.

Ölüm döşeğindeki bir kişiye horon teptirmişsiniz, gizli kayıt yapmışsınız, iyi halt etmişsiniz de, bari öldükten sonra saygı duyun. Bu davranışınızla mensubu olduğunuz hastaneye yakışmadığınız gibi, videolarınız ne kadar izlenirse izlensin, meşhur olamayacaksınız.

Seda Sayan ya da Saba Tümer’den davet beklediğiniz çok belli, ama bunun için, önce adam gibi dans etmeyi öğrenin! Belki bu yazıdan sonra bir menajer bulup, ünlü sağlıkçılar olarak, bir yayında çorba filan karıştırdığınızı görürüm. İnanın o zaman, ünlü biri arkadaşım olduğum için gurur duyar, arkadaşlarıma hava atarım.

Yazının başlığı hamilelikte varis sorunlarıydı değil mi? Herhalde çok önemli bir konu ki, Pazar sabahı 04.30’da bu konuda bir spam mail aldım. Mail atanlarla, horon tepenler birleşsin, mutlaka ama mutlaka televizyona çıksınlar. Umarım İmralı Görüşmelerinin arasına, bu konuyu da serpiştirecek kadar başarılı bir anchorman vardır.

Birgün



  tarafından yazılan diğer yazılar.

Yorum


işlemi tamamlayınız: