Ankara Üniversitesinde ihraç edilen akademisyenlerden biri de Doç. Dr. Murat Sevinç’ti. SBF Tiyatro Topluluğunun en büyük destekçilerinden Sevinç’in ihracının ardından yapılan, topluluk üyeleri hem sosyal medyada, hem de kampüs içinde üretimleriyle akademideki kıyıma dikkat çekti. Gazetemize konuşan Tiyatro Topluluğu Üyesi Mertcan Doğan, bütün hocalarının ihraçlarından topluluk olarak üzüldüklerini ancak topluluğun başında olan Doç. Dr. Murat Sevinç’in “Sevincinizi kaybetmeyin” sözünü unutmadıklarını söyledi.

Öğrenciler olarak hocaları için ellerinden gelen tek şeyin sevinçleri ve umutları olduğunu ifade eden Doğan, “Bunu da bizim elimizden almak istiyorlar. Bizler buna izin vermeyeceğiz diyoruz. Biz bu okulun sanatçı kimliğini de temsil etmekteyiz. Mülkiye, bildiğiniz üzere birçok sanatçı çıkarmıştır. Bunlar Tiyatro Topluluğunda da yer almıştır. Cemal Süreya da buranın mezunudur. Bizler kendimizi, ne kadar amatör olsak da, sanatçı olarak tanımlayan insanlarız. Mülkiyenin köklü topluluklarından biri olarak bir şeyler yapmayı, elimizi taşın altına koymayı istedik. Onlara bir şekilde destek olmaktı amacımız ve bunun sadece Mülkiye sınırları içerisinde kalmasını istemedik. Diğer insanların da çektiğimiz videolarla birlikte acımızı ve buna karşı tepkimizi görmesini istedik” diye konuştu.

GELİN BİR KİBRİT ÇAKALIM

Hocaları için düzenledikleri etkinlikler konusunda da bilgi veren Doğan, “Bir fikrimiz vardı ve ‘Karanlığa bir kibrit çak’ dedik. Çünkü ülkemiz de okulumuz da büyük bir karanlığın içinde artık. Herkesi çektiğimiz videoyla buna davet ettik. Gelin bir kibrit çakalım bu karanlığa ve bu karanlığın daha fazla üzerimize gelmesine izin vermeyelim dedik. Bu videoyu sosyal medyada paylaştıktan sonra hiç beklemediğimiz tepkiler geldi. Birçok insan beğendi. Hatta kendisine mesaj atmamamıza ve iletmemize rağmen Can Dündar Twitter hesabından videomuzu paylaştı. Gördüğümüzde hepimiz çok sevindik ve bu bizi çok onore etti” diye belirtti. Doğan, ihraçlar sonrası hocaları için besteledikleri “Fesuphanallah” şarkısıyla oyun sergilediklerini, “Ayrılık da Sevdaya Dahil” etkinliğini düzenlediklerini sözlerine  ekledi.

BU TOPLULUK ÇOK OHAL GÖRDÜ

Doğan, hocalarının hukuksuzca girişine izin vermeyeceklerini ve ses çıkarmaya devam edeceklerini vurgulayarak, “ Oyunlarımızda ağzımızda, üzerinde ‘sus’ yazılı bantlarla sahneye çıktık. Fakat o bantları çıkarıp ‘susma’ diye bağırdık. Çünkü bizler susmayacağız. Yeri geldiğinde Tiyatro Topluluğu olarak sözümüzü söyleyeceğiz. Önümüzde 8 Mart var ve kadın hakları için de bir şeyler söyleyeceğiz” dedi.

Topluluk olarak zor bir dönemden geçtiklerinin farkında olduklarını belirten Doğan, Tiyatro Topluluğunun geçmişte yaşadıklarını şu sözlerle aktardı: “Bu yaşananlar Tiyatro Topluluğunun başına ilk gelen vaka değil. 1952 yılında kurulmuş olan bu topluluk, birçok darbeye ve olağanüstü hale de tanık olmuştur. Arada üretim yapamadığı bir dönem var ve 1993 yılında tekrar kuruluyor. Ancak ilk kuruluşundan bu yana birtakım olumsuzluklara rağmen her sene bir oyun çıkarmaya çalışan bir topluluk.”

FESTİVALİN BÜTÇESİ KESİLDİ

Doğan, Maliye Bakanlığından gelen bir direktif doğrultusunda, üniversite rektörlüğünün çeşitli tiyatro topluluklarının etkinliklerine bütçe kısıtlaması getirdiğini belirterek, “ Bizi yöneten malum zihniyet de ilk nereden tasarruf yapılır diye düşündüklerinde sanattan yapmayı tercih etmişler. Her yıl düzenlenen Ankara Üniversitesi Tiyatro Festivali’nde biz diğer illerden de arkadaşlarımızı burada ağırlıyorduk. Ancak bu yıl festivalde yalnızca Ankara Üniversitesi bünyesindeki tiyatro toplulukları sahne alacak. Bizlere kostüm ve dekor desteğinin de kısıtlı miktarda sağlanacağı söyleniyor. Her ne kadar bu durum bizi zorlasa da asla pes etmeyeceğiz. Biz sanatsal faaliyetlerimize de çalışmalarımıza da devam edeceğiz” diye konuştu.

Doğan hocalarının bir gün geri döneceğine olan inancıyla “Umarım hocalarımız da geri dönecekler bir gün. Geldiklerinde biz onları hem Tiyatro Topluluğu olarak hem de Mülkiye olarak burada karşılayacağız” dedi.

Evrensel