Oyunculuk Sınavı Yargıda

[Ozan Çepni’nin Cumhuriyet Gazetesi’nde yayınlanan haberini paylaşıyoruz.]

Hacettepe Üniversitesi’nde son sınıftaki 10 öğrencinin birlikte katıldığı tiyatro final sınavında 6 öğrencinin başarısız sayılması yargıya taşındı. Öğrenciler, fakültenin tutumu nedeniyle Devlet Tiyatroları’nın 8 yıl sonra açacağı kadro sınavını kaçırma tehlikesi ile karşı karşıya kaldı. Kendilerini 4 yıl boyunca yetiştiren hocalarının yer almadığı komisyonun sınavına isyan eden öğrenciler, üniversitenin gelenekleri dışında gerçekleştirilen sınavın iptalini istedi.

Hacettepe Üniversitesi’nde Oyunculuk Bölümü son sınıf öğrencilerinin gelecekleri fakülte geleneklerine aykırı bir uygulamayla riske atıldı. Ankara Devlet Konservatuvarı Oyunculuk Sanat Dalı’nda eğitimlerinin sonuna gelen öğrenciler, bir dersten başarısız sayılarak Devlet Tiyatroları’nın uzun süre sonra açacağı kadro sınavını kaçırma riski ile karşılaştı. Öğrenciler çareyi sınavı yargıya taşımakta buldu.

83 yıllık gelenek
Öğrenciler ilk olarak, Ankara Devlet Konservatuvarı’nın kurulduğu 1936 yılından bu yana, jüri üyelerinin öğrencilerin mesleki gelişimini takip eden hocaların oluşturduğu komisyonun değişimi ile karşılaştı. Kendilerini 4 yıldır yetiştiren hocaların yer almadığı komisyonda, 10 öğrenci aynı eserin canlandırılacağı sınava girdi. Sınava katılan 10 öğrenciden 6’sı güz dönemi final sınavında başarısız sayıldı. Öğrenciler, sınav sonuçlarına itiraz etse de mezun olabilmek için eylül ayında yapılması planlanan bütünleme sınavına yönlendirildi.

Ancak Devlet Tiyatroları’nın 8 yıl sona ilk kez bu yıl ağustos-eylül aylarında bir oyuncu sınavı açacak olması öğrencilerin gelecek hayallerini de riske attı. Bir sonraki Devlet Tiyatroları sınavının 5 yıldan önce açılamayacağını belirten öğrenciler, bütünleme sınavları yetişmediği için mezun olamadıklarından süreci yargıya taşıdı.

Sınav yönetmeliklere uygun değil
Sınavda başarısız oldukları belirtilen 6 öğrencinin hukuk mücadelesi, 1936’da kurulan konservatuvarın bir sınavdan ötürü karşılaştığı ilk dava oldu. Öğrenciler, sınavında fakülte gelenek ve yönetmeliklerine uyulmamasına tepki gösterdi. Ankara İdare Mahkemesi’ne iletilen dava dilekçesinde, sınav komisyonunun oluşumuna ilişkin itirazlar yer aldı.

Avukat İsmail Sami Çakmak’ın yürüttüğü davada öğrenciler sınavın yürütmesinin durdurulmasını ve iptalini talep etti. Dilekçede, yönetmelikteki sınav komisyonlarının oluşumuna ilişkin “Sanat dalı başkanları ile sanat dalı esas meslek dersi öğretim elemanları ve konservatuvar yönetim kurulunca seçilen en çok üyenin bulunduğu bir komisyon tarafından yapılır” hükmü hatırlatıldı. Öğrenciler, dilekçelerinde “en çok” olması gereken komisyonun 5 kişi ile belirlendiğini, sınavın ise 4 jürinin katılımı ile gerçekleştirildiğini aktardı. Sınavda jüri üyeleri arasında “Türkçeyi kurallarına uygun ve gerektiği gibi konuşabilmek” yetisine sahip olmayan yabancı bir akademisyenin de yer aldığını belirtilerek sağlıklı bir değerlendirme yapılmadığı vurgulandı. Ayrıca yönetmelik gereği olan mülakatın da yapılmaması dilekçede yer aldı.

Giderilmesi olanaksız mağduriyet
Devlet Tiyatroları’nın açacağı kadro sınavının da anlatıldığı dilekçede, “Bu sınav 8 yıllık bir zaman aralığından sonra yapılacak bir sınavdır. Bir sonraki sınavın 5 yıldan önce açılması ihtimali yoktur. Davacılar başarısız sayıldıkları gerekçesi ile bu sınava katılamayacaklardır. Sonuçta mahkemenizden kendilerini haklı bulan bir karar çıkması halinde Devlet Tiyatroları yeni bir sınav açıncaya kadar beklemek (boşta gezmek) durumunda kalacaklardır. Davacılar bütünlemeye kalmış olmakla, bütünleme sınavlarında başarılı olduklarında da DT sınavlarına girememiş olacak ve ileride giderilmesi olanaksız mağduriyetleri söz konusu olacaktır” denildi. Öğrenciler ilk olarak DT sınavına yetişmek için üniversitenin sınavının yürütmesinin durdurulmasını ardından da iptalini talep etti.

Cumhuriyet