Sting, Çocukluğunun Tersanesine Sahnede Döndü: The Last Ship

Pinterest LinkedIn Tumblr +

Sting’in doğup büyüdüğü Wallsend’in gemi işçilerinden esinlenerek yazdığı müzikal, yenilenen metniyle Londra’da seyirci karşısına çıktı. Ünlü müzisyen, tersane ustabaşı Jackie White rolünü üstlendiği yapımda sanayisizleşme, sınıf dayanışması ve bir topluluğun kendi geleceğini savunma mücadelesini anlatıyor.

Sting’in beste ve şarkı sözlerini yazdığı The Last Ship, 2026 dünya turnesinin ardından Londra’nın tarihi Theatre Royal Drury Lane sahnesine demir attı. Amsterdam, Paris, Brisbane ve New York’tan geçen yapım, Sting’i de oyuncu kadrosuna kattı. Müzisyen, sağlığı giderek bozulan ancak tersane işçilerinin mücadelesine öncülük eden ustabaşı Jackie White karakterini canlandırdı.

The Last Ship, Sting’in çocukluğunu geçirdiği İngiltere’nin kuzeydoğusundaki Wallsend kasabasından ve burada bulunan Swan Hunter tersanesinden izler taşıyor. Sting’in evinin yakınındaki dev tersane, yalnızca kasabanın en büyük işvereni değil, kuşaklar boyunca aktarılan bir hayat biçiminin de merkeziydi. Sanatçının 1991 tarihli The Soul Cages albümünde işlediği baba, ölüm, aidiyet ve kaçış temaları, bu kez geniş ölçekli bir sahne anlatısına dönüşüyor.

Hikâye 1980’lerin sonunda, tersanenin kapatılma tehdidiyle karşı karşıya kaldığı bir dönemde geçiyor. Kasabaya 17 yıl sonra dönen denizci Gideon Fletcher, geride bıraktığı sevgilisi Meg ve hiç tanımadığı kızı Ellen’la yüzleşirken, tersane işçileri de yarım kalan son gemileri Utopia’yı tamamlamaya çalışıyor. Böylece kişisel bir eve dönüş öyküsü, sanayisizleşmenin parçaladığı bir topluluğun kolektif direnişiyle iç içe geçiyor.

Sting’in canlandırdığı Jackie White, müzikalin merkezindeki romantik hikâyenin dışında dursa da yapımın siyasal ve duygusal ağırlığını taşıyor. Jackie, tersaneyi yalnızca bir çalışma alanı değil, işçilerin belleği, onuru ve toplumsal kimliği olarak görüyor. Kendi hastalığını geri plana atarak işçileri son geminin tamamlanması için bir araya getiriyor. Bu yönüyle The Last Ship, kapanan bir fabrikanın hikâyesinden çok, emeğin ortadan kalkmasıyla bir kasabanın kültürünün ve erkeklik biçimlerinin nasıl sarsıldığını araştırıyor.

İlk kez 2014’te Broadway’de sahnelenen müzikal, sonraki yıllarda önemli revizyonlara uğradı. 2026 yapımında Barney Norris’in kaleme aldığı yeni metin kullanılırken yönetmenliği Leo Warner üstlendi. 50’yi aşkın oyuncunun yer aldığı prodüksiyonun endüstriyel sahne evreni, 59 Studio’nun fiziksel dekoru video ve animasyonla birleştiren tasarımı üzerine kuruldu. Dev gemi gövdesi, metal iskeleler ve tersanenin çalışma ritmini yansıtan koreografi, anlatının kolektif karakterini öne çıkardı.

Oyuna dair eleştirilerde, Sting’in folk, rock, caz ve denizci şarkılarından beslenen müziğiyle güçlü koro bölümlerinin yapımın başlıca başarısı olduğu vurgulanıyor. Buna karşılık yaklaşık üç saatlik anlatının zaman zaman fazla yoğunlaştığı ve kişisel hikâyelerle sınıfsal çatışmayı bir araya getirmekte zorlandığı da belirtiliyor. Yine de toplu sahnelerde açığa çıkan dayanışma duygusunun, oyunun en etkili yönü olarak öne çıktığı belirtiliyor.

 

Paylaş.

Yanıtla