Şişli Tiyatrosu, tam 55 yıldır Şişli’nin, İstanbul’un ve Türkiye’nin kültürel belleğini sırtlayan koca bir çınardı. Yüksek kira artışları ve tahliye baskıları sonucunda kapanma kararı aldı. Kamuoyu ise sessiz ve tepkisiz.
Yarım asrı aşan tarihiyle İstanbul’un kültürel hafızasında yer alan, binlerce perdenin açıldığı, sayısız sanatçının ve tiyatroseverin kendi evi gibi hissettiği Şişli Tiyatrosu salonunu kapatma kararı aldı.
Şişli Tiyatrosu, 1971’den bu yana İstanbul’un kültürel hafızasında yer alan köklü bir sahne. Yıllarca atıl kaldıktan sonra 2020’de tiyatrocu Mustafa Kalkan tarafından tekrar faaliyete geçirilen mekân, yüksek kira artışları ve tahliye baskıları sonucunda bu ay İstanbul’un kültürel hafızasından silindi. Kamuoyu ise tepkisiz ve sessiz kaldı.
Tepkisizliğe isyan eden Şişli Tiyatrosu Müdürü Mustafa Kalkan yaptığı açıklamada, “Bir kentin ruhunu binalar değil, o binaların içinde üretilen kültür, sanat ve hafıza oluşturur. Şişli Tiyatrosu, 55 yıldır bu ilçenin, İstanbul’un ve Türkiye’nin kültürel belleğini sırtlayan koca bir çınardı. Bugün fahiş kiralar, ekonomik kriz ve mülk sahibinin bitmek bilmeyen baskıları karşısında Şişli Tiyatrosu salonunu kapatmakmak zorunda kaldık” dedi.
Kalkan “Bizi en çok yaralayan şey, sadece bir salonu kaybetmek değil; Şişli’nin göbeğinde bir kültür katliamı yaşanırken kafasını kuma gömen, ‘üç maymunu’ oynayan yerel oluşumların ve sivil toplumun derin sessizliği” ifadesini kullandı.
Kalkan tarafından yapılan açıklamada Şişli Belediyesi’nin, siyasi partilerin ilçe başkanlıklarının, Şişli Kent Konseyi’nin, ilçedeki sivil toplum kuruluşları ve esnaf odalarının, derneklerin, vakıfların ve sivil toplum platformlarının semtin en önemli damarlarından biri kesilirken sessiz ve duyarsız kalması eleştirilerek, “Bu sessizlik rant sistemine ortak olmaktır” denildi. Bir tiyatro salonunun kapanmasının sadece orayı işleten sanatçıların sorunu olmadığı belirtilen açıklamada, “O salona giden mahallelinin, o caddenin esnafının, Şişli’de büyüyen çocukların geleceğinin elinden alınmasıdır. Mülk sahiplerinin insafına terk edilen bağımsız sahnelerin çığlığına kulak tıkamak, bu ilçeyi sadece betondan ibaret bir ticaret merkezine dönüştürmek isteyen zihniyete can suyu vermektir” görüşüne yer verildi
Kalkan, açıklamasını “Şişli Tiyatrosu olarak biz salonsuz da olsa, göçebe ruhumuzla üretmeye ve sahnede kalmaya devam edeceğiz. Biz yürürüz; ama siz, arkada bıraktığınız bu sessiz ve niteliksiz kültür çölünün sorumluluğunu tarih boyunca omuzlarınızda taşıyacaksınız” sözüyle bitirdi.
Kalkan, açıklamasını “Şişli Tiyatrosu olarak biz salonsuz da olsa, göçebe ruhumuzla üretmeye ve sahnede kalmaya devam edeceğiz. Biz yürürüz; ama siz, arkada bıraktığınız bu sessiz ve niteliksiz kültür çölünün sorumluluğunu tarih boyunca omuzlarınızda taşıyacaksınız” sözüyle bitirdi. 1971 yılında Ermeni bir aile tarafından kurulan mekân, 1972’de Gazenfer Özcan ve ekibi tarafından devralınmıştır. Daha sonra Ali Poyrazoğlu’na tahsis edilen sahne, 2020 yılında yeniden Şişli Tiyatrosu adıyla kapılarını sanatseverlere açmıştır.
