Cihangir Atölye Sahnesi’nde Yeni Sezon Başlıyor

Pinterest LinkedIn Tumblr +

Cihangir Atölye Sahnesi, 2026–2027 sezonunda farklı estetik yaklaşımları, anlatım biçimleri ve oyunculuk üsluplarını seyirciyle buluşturuyor.

Cihangir Atölye Sahnesi, 2026–2027 tiyatro sezonunu 9 Ekim tarihinde açıyor. Farklı sahneleme anlayışlarını ve eğitimin sahne pratiğiyle buluştuğu dinamik yapıyı bir araya getiren program, tiyatronun zengin anlatım olanaklarını öne çıkararak sezon boyunca izleyicilere çok yönlü bir tiyatro deneyimi sunuyor.

Sezonu toplam on bir oyunla açan Cihangir Atölye Sahnesi’nin programında; klasik metinlerden çağdaş eserlere, gerçekçi sahnelemelerden deneysel anlatım biçimlerine uzanan geniş bir yelpazede oyunlar yer alıyor. Seçkide yer alan oyunlardan ikisi aynı zamanda sahnenin eğitim projesi niteliğini taşıyor: Bu oyunlardan biri konservatuvar 2. Sınıf öğrencileri, diğeri ikisi ise Oyun Atölyesi 3 öğrencileri bünyesinde sahneleniyor.

YENİ SEZONDA ON BİR OYUN

Cihangir Atölye Sahnesi’nin yeni sezon programında on bir oyun yer alıyor.

YENİ OYUN! – JOKO’NUN DOĞUM GÜNÜ (Roland Topor)

CAS yeni sezona yeni bir oyunla giriyor. Mine G. Kırıkkanat’ın çevirisini yaptığı oyunu Muhammet Uzuner sahneledi.

Düzenin devamı yalnızca onu kuranlara değil, onu taşıyanlara da bağlıdır.

Oyun, şiddetin olağanlaştığı, itaatin erdeme dönüştüğü ve bireyin yavaş yavaş sadece işleve indirgendiği bir düzeni mercek altına alıyor. Yazarın kara mizah ve gerçeküstücülükle beslediği, yönetmenin bu üslubu traji-komik ve grotesk rejisiyle sürdürdüğü Joko’nun Doğum Günü, rıza üretiminin sistemin en sadık bekçisi olduğunu fark ettiriyor.

9-10 Ekim, CAS, 20.30

FİLLER VE KARINCALAR (Yaşar Kemal) (2. Sezon)

“Yeryüzünün Bütün Karıncaları Birleşince…”

Yaşar Kemal’in “Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca” adlı romanından Arzu Gamze Kılınç’ın uyarladığı oyun, sahneye taşınan güçlü bir anti-emperyalist manifesto.

Oyun, kapitalist sömürü düzenine ve kültürel asimilasyona karşı ezilenlerin direnişini masalsı bir alegoriyle anlatıyor. Karıncalar, emekçi sınıfın kolektif gücünü ve dayanışmasını, Filler Sultanı ise burjuvazinin ve sömürgeci otoritenin baskısını temsil ediyor.

15-16 Ekim, CAS, 20.30

17 Ekim, Fişekhane, 20.30

18 Ekim, Kartal Uğur Mumcu KM, 15.00

21 Ekim, Alan Kadıköy, 20.30

ÖDENMEYECEK! ÖDEMİYORUZ! (Dario Fo) (9. Sezon)

Çevirisini Füsun Demirel’in yaptığı, Arzu Gamze Kılınç’ın yönettiği oyun, İtalya varoşlarında yaşam mücadelesi veren insanların sisteme karşı verdikleri mücadelede karşılaştıkları zorlukları komik bir dille anlatıyor.

1974 yılında italyanca yazılan “Ödenmeyecek, Ödemiyoruz!”, günümüzde de olağanüstü bir güncelliğe sahip.

Sürekli ve orantısız zamlarla boğuşan işçi sınıfının günlük yaşamını ve çektikleri sıkıntıları ele alarak, ekonomik sistemi eleştiren Fo, çuvaldızı en çok da ılımlı muhalefete batırarak politik bir komediye imza atıyor.

21 Kasım, Fişekhane Ana Salon, 20.30

28 Kasım, Maltepe Türkan Saylan Kültür Merkezi, 20.30

AYAK BACAK FABRİKASI (Sermet Çağan) (3. Sezon)

Muhammet Uzuner’in yönettiği Ayak-Bacak Fabrikası derebeyleri, politikacılar ve yargıçlar gibi yönetici güçlerin çıkarlarını her koşulda korumak için halkı nasıl sömürdüğünü anlatır.

​Bu sistem içinde var oldukça aynı döngünün tekrar ederek halkın her zaman ezilen ve sömürülen olmaktan kurtulamayacağına işaret eden oyun, 1960 sonrası ortaya çıkan toplumcu gerçekçi tiyatro üslubunun ilk örneklerinden biridir.

30 Ekim, CAS Sahne, 20.30

SALOZ’UN MAVALI (Peter Weiss) (8. Sezon)

Muhammet Uzuner’in yönettiği, Can Yücel’in şiirsel ve mizahi bir dille Türkçeleştirdiği oyun, Portekiz’de 1932’de bir kahraman gibi karşılanarak iktidara gelen Antonio Salazar’ın otuz altı yıllık iktidarlık döneminde baskının, şiddetin, sömürünün günden güne artmasını ve bu dönemin nasıl bir diktatörlük dönemine dönüştüğünü; ezenlerin ve ezilenlerin gözünden eleştirel bir bakışla izleyiciyle paylaşıyor.

Salazar dönemi Portekiz’i üzerinden sömürgecilik tarihinin ve sınıf çatışmasının; mülkiyet düşüncesinin var olduğu günden beri insanlık tarihi üzerindeki etkilerini görüyoruz Saloz’un Mavalı’nda.

23 Ekim, CAS Sahne, 20.30

NEREDEYSE EŞİTTİR (Jonas Hassen Khemiri) (4. Sezon)

Çevirisini Hasret Güneş’in yaptığı oyunun yönetmeni Serpil Göral. “Ekonomi çok sıkıcı değil mi? Karmaşık finansal terimlerle dolu. Neden sizce? Finansal sistem kasten karmaşık. Gözümüz kasten korkutuldu.
Belki bir şeyi görmemizi istemiyorlardır.”

Oyun ‘değer’ kavramını para sistemi üzerinden irdeliyor.
Sıradan ve biricik arzularımızla parasal sistemde eşit, özgür, iyi, haklı ve değerli olmamız mümkün mü?

31 Ekim, CAS Sahne, 20.30

KÂTİP BARTLEBY (Herman Melville) (3. Sezon)

Yusuf Eradam’ın sıcak bir Türkçe’ye aktardığı uzun öyküyü Muhammet Uzuner sahneye uyarladı ve yönetti.

Birisi gelip de düzene çomak sokarsa ne olur?

19. Yüzyıl kapitalizmi ve kapitalist modernitenin taşlaşmış dünyası, öykünün anlatıcısı Avukat’ın, Bartleby hakkındaki kararsız anlatımının tarihsel panoramasını oluşturuyor.

Bu ruhsuz dünyanın yarattığı yabancılaşma modern iş yaşamının izolasyonu ve uyuma zorlayan yasası hakkında eleştirel bir bakış sunuyor.

Taşlaşmış bir dünyanın finansal merkezinden ve 19. Yüzyıldan Bartleby’nin bugünün dünyasına sözü ne olabilir?

1 Kasım, CAS Sahne, 18.00

İKİ EFENDİNİN UŞAĞI ALATURKA (Carlo Goldoni) (6. Sezon)

İki akdeniz ülkesinin halk tiyatrosu geleneğinin, “Commedia dell’Arte” ve “Orta Oyunu” unsurlarının sentezlenerek sahnelendiği oyunu Kıvanç Kılınç Osmanlı’nın son dönemine uyarladı ve Muhammet Uzuner de bu sentezi sahneye taşıdı.

Paranın her şeyden değerli olduğu bir çıkar dünyası… Çıkarları için çocuklarının mutluluğunu hiçe sayan babalar, kötü sürprizlere rağmen aşklarını yaşamaya çalışan aşıklar, açlığını gidermek için birbirinden habersiz iki efendiye hizmet eden uşak… Bütün bu çıkar trafiğinin, kendini “Karadenizin asi fırtınası” olarak tanıtan uşak (Arlecchino) Zekai Sarpasaran’ın beceriksizlikleriyle birbirinin içine girmesi…

24 Ekim, CAS Sahne, 20.30

DAYANIŞMA OYUNU: 7 DAKİKA

Eğer her şey önceden belliyse, böyle gelmiş böyle gider diye düşünüyorsak ne için buradayız? Bizim oylarımız neye hizmet ediyor? Biz bir şeyleri değiştirebilir miyiz? Asıl önemlisi değiştirmek istiyor muyuz?

​Cihangir Atölye Sahnesi, İtalyan yazar Stefano Massini’nin dünya çapında büyük yankı uyandıran oyunu 7 Dakika’yı Arzu Gamze Kılınç yönetiminde, 26 Aralık 2024’te atölye oyunu olarak prömiyer yapmıştı. Ancak oyunun yolculuğu artık Cihangir’in sınırlarını aşarak devam ediyor. Oyun, Cihangir Atölye Sahnesi’nin ortak alanında oynamaya devam ederken aynı zamanda CAS dışına da çıkıyor. Dayanışma formatıyla farklı mekanlarda çeşitli sendikalar ve STK’larla buluşuyor.

11 Ekim, CAS, 15.00

KONSERVATUVAR 2. SINIF OYUNU: BENERCİ KENDİNİ NİÇİN ÖLDÜRDÜ?

Nâzım Hikmet’in 1932 yılında kaleme aldığı metin, Alper İrvan’ın yönetmenliğinde ve CAS Konservatuvar ikinci sınıf öğrencilerinin performansıyla sahneye taşınıyor. Oyun, sömürgeciliğe karşı başkaldıran Hindistan’ın sokaklarından bireyin en karanlık iç hesaplaşmasına uzanan sarsıcı bir yolculuğu seyirciyle buluşturuyor.

Genç bir devrimci olan Benerci; inanç, bağlılık ve idealleri uğruna girdiği mücadelede yalnızca emperyalizmin baskısıyla değil, aynı zamanda kendi içindeki şüphe, ihanet ve karanlık duvarlarıyla da yüzleşir. Bir davanın neferi olmakla kendi varoluşsal dürüstlüğünü korumak arasında sıkışan bir ruhun trajedisi, ritmik ve şiirsel bir sahne diliyle yeniden hayat buluyor.

Konservatuvar eğitiminin en kritik dönüm noktası olan sahne ve seyirci deneyimi, genç oyuncu adaylarının kuramsal ve teknik birikimlerini canlı bir yüzleşmeyle sınamalarına olanak tanıyor.

Benerci’nin sonu bir vazgeçiş mi, yoksa ödünsüz bir hakikat arayışının kaçınılmaz bedeli midir?

18 Ekim, CAS, 18.00

EĞİTİM PROJESİ: MACBETH

William Shakespeare’in yazdığı, Sabahattin Eyüboğlu’nun çevirdiği oyunu Muhammet Uzuner Oyun Atölyesi 3 katılımcılarıyla sahneledi. Macbeth karakterinin sadece fail değil aynı zamanda kapitalist düzenin mağduru olduğu düşüncesiyle yola çıkılan oyun 25 Ekim Pazar günü saat 20.30’da CAS Sahne’de seyirciyle buluşacak.

CAS KONUK EKİPLERİ AĞIRLIYOR

Cihangir Atölye Sahnesi, yalnızca kendi bünyesinde ürettiği oyunlarla sınırlı kalmayıp bağımsız tiyatro topluluklarının konuk oyunlarına da sahnesinde yer veriyor. Farklı toplulukları tiyatro izleyicisiyle buluşturmayı önemseyen mekân, bağımsız ekipler için bir alan açarak sahne dayanışmasını canlı tutuyor.

Bu sezon Ekim ayında CAS’ın ilk konukları Tiyatro Anti’den Woyzeck ve Luminart Tiyatro’dan En İyi İkinci olacak. Tiyatro Anti, yeni yorumuyla sahneye taşıdığı “Woyzeck” oyununun prömiyerini CAS sahnesinde gerçekleştirecek.

EN İYİ İKİNCİ (LUMİNART TİYATRO), 13 Ekim, CAS, 20.30

WOYZECK (TİYATRO ANTİ), 17 Ekim, CAS, 20.30

TİYATRONUN FARKLI DİLLERİ

Cihangir Atölye Sahnesi, yeni sezonda seyircisini farklı hikâyeler ve farklı sahneleme biçimleriyle buluşmaya; tiyatronun dönüştürücü, düşündürücü ve eğlendirici gücünü sahnede deneyimlemeye davet ediyor.

2026–2027 sezonunda sahnelenecek oyunların biletleri tiyatrolar.com ve biletinial.com  üzerinden satışa sunulacak

Paylaş.

Yanıtla