Ian McKellen 87 Yaşında Yeniden Kral Lear: Bu Kez Sahnede Kendi Hayatıyla da Hesaplaşacak

Pinterest LinkedIn Tumblr +

İngiliz tiyatrosunun yaşayan efsanelerinden Ian McKellen, 87 yaşında Shakespeare’in Kral Lear oyunuyla yeniden sahneye dönüyor. Ancak bu kez seyirciyi klasik bir Shakespeare yorumu değil, oyuncunun kendi yaşamından ve tiyatro deneyiminden beslenen deneysel bir oyun bekliyor.

Yeni Lear, Shakespeare’in tragedyasını geleneksel biçimde yeniden sahnelemek yerine, metni McKellen’ın kişisel deneyimiyle buluşturuyor. Oyun yazarı Simon Stephens ile The Yard Theatre’ın sanat yönetmeni Jay Miller’ın birlikte hazırladığı yapım, Shakespeare’in özgün metninin yanı sıra yaratım sürecinde McKellen ile yapılan ve kaydedilen konuşmalardan oluşuyor. Böylece Lear’ın yaşlanma, iktidarı kaybetme, ölüm ve insanın kendi sonuyla yüzleşmesi üzerine kurulu hikâyesi, hayatının büyük bölümünü tiyatroya adamış bir oyuncunun kişisel hesaplaşmasına dönüşüyor.

The Yard Theatre’ın tanıtımında McKellen’ın bugüne kadar Kral Lear oyununda 708 kez sahneye çıktığı belirtiliyor. Ancak tiyatro, yeni yapımın önceki yorumların hiçbirine benzemeyeceğini vurguluyor. Oyunun merkezinde yalnızca bir kralın iktidardan düşüşü değil, yaşlanmaya rağmen üretmeyi sürdürme arzusu ve sahneden çekilmenin ne anlama geldiği de bulunuyor.

McKellen’ın dönüşü, oyuncunun yakın geçmişte yaşadığı ciddi bir kazanın ardından gerçekleşmesi bakımından da önem taşıyor. Sanatçı, 2024 yılında Robert Icke’nin yönettiği Player Kings oyununda Falstaff karakterini canlandırırken sahneden düşmüş ve hastaneye kaldırılmıştı. Kaza nedeniyle yapımın sonraki gösterimlerinden çekilmek zorunda kalmıştı. Lear, McKellen’ın kazanın ardından üstlendiği ilk büyük fiziksel sahne rolü olacak.

Yapımın dikkat çekici yanlarından biri de McKellen’ın Londra’nın büyük ticari tiyatroları yerine deneysel çalışmalarıyla tanınan The Yard Theatre’ı tercih etmesi. 2011 yılında Hackney Wick’te eski bir depo alanında kurulan The Yard, çağdaş tiyatroda yeni biçimler arayan sanatçılara alan açmasıyla tanınıyor. Yeniden inşa edilen tiyatronun 220 kişilik salonu, McKellen gibi uluslararası ölçekte tanınan bir oyuncunun seyirciyle yakın ilişki kurabileceği bir sahne ortamı sunuyor.

Kral Lear’dan geriye ne kalır?

Shakespeare’in Kral Lear tragedyasında yaşlanan bir hükümdar, krallığını üç kızı arasında paylaştırmaya karar verir. Ancak kızlarından kendisine duydukları sevgiyi kanıtlamalarını istemesi, hem ailesini hem de ülkesini yıkıma sürükleyen bir süreci başlatır. Oyun, iktidarın kırılganlığı, aile ilişkileri, delilik, yaşlılık ve insanın sahip olduğu her şeyi kaybetmesi üzerine Shakespeare’in en sert trajedilerinden biridir.

McKellen’ın yeni yorumunda bu temalar farklı bir anlam kazanıyor. Shakespeare’in iktidarını bırakmak zorunda kalan kralıyla, sahnede kalmayı sürdüren 87 yaşındaki oyuncu arasında yeni bir gerilim kuruluyor. Lear’ın sona yaklaşan hayatı ile McKellen’ın oyunculuğu bırakmayı reddeden tutumu, oyunun dramaturjik çıkış noktalarından birini oluşturuyor. Bu nedenle Lear, yalnızca ünlü bir oyuncunun Shakespeare’e dönüşü değil, tiyatronun yaşlanma, hafıza ve oyunculuk mesleği üzerine kendi araçlarıyla düşündüğü bir deney olarak da değerlendiriliyor.

(Derleyen: Metin Göksel)

Paylaş.

Yanıtla