Hayatını kaybeden Yazar Yılmaz Onay, Toprağa Verildi

[Evrensel Gazetesi’nden İsmail Afacan’ın haberini paylaşıyoruz.]

Tiyatrocu, Çevirmen ve Yazar Yılmaz Onay 80 yaşında hayatını kaybetti. Epik tiyatronun Türkiye’deki öncü isimlerinden olan Onay, işçi tiyatrosu üzerine yaptığı kuramsal çalışmalarla tanınıyordu. Onay, tiyatro oyunlarının yanı sıra çeviri ve telif eserlere de imzasını atmıştı: İşçi B, Edebiyat Bilimi, Ütopyadan Bilime Sosyalizme, Komünist Parti Manifestosu, İlk Adımlar, Yazılar Filmatik ve Oyun Değil… Tiyatro oyunu “Sanatçının Ölümü” ve romanı “Yazılar Filmatik” ise filme çekilmişti.

ŞİİRLERLE UĞURLANDI
Yılmaz Onay, yoldaşları tarafından Nazım Hikmet’in şiirleriyle uğurlandı. Cenaze töreninde konuşan oğlu Gökhan Onay “Ben sevmeyi babamdan öğrendim, insanları sevmeyi, kadınları sevmeyi, o güzel insandan” dedi.

EMEP, ÖDP, TKP, HDP temsilcileri ile çok sayıda seveninin katıldığı cenaze töreninin ardından Yılmaz Onay, Bodrum ilçesindeki Gündoğan mezarlığında toprağa verildi.

SANATÇI DOSTLARI VE ARKADAŞLARI, ONAY’I ANLATTI
Usta tiyatrocunun yaşamını yitirmesinin ardından sanatçı dostları ve arkadaşları Yılmaz Onay’ın tiyatroculuğu, çevirmenliği, yazarlığı ve devrimciliği üzerine düşüncelerini paylaştı. PEN Yazarlar Derneği Başkanı Zeynep Oral, Tiyatro Sanatçısı Vecdi Sayar, Tiyatro Eleştirmeni Metin Boran, TOBAV Eski Genel Başkanı Tamer Levent ve KHK ile Kapatılan Evrensel Basım Yayın Genel Yayın Yönetmeni Cavit Naci Tarhan yaptıkları açıklamalarda Yılmaz Onay’ın sanat hayatının bütününde sosyalist bir aydın olarak gerçekçi bir sanattan yana tutum aldığına dikkat çektiler.

PEN Yazarlar Derneği Başkanı Zeynep Oral: Tiyatromuza sonsuz önemli katkılarda bulunmuş bir insanı kaybettik. Sadece tiyatro yönetmeni olarak değil çevirileriyle ve toplumsal olaylara karşı politik duruşuyla hepimizin sevgisini ve saygısını kazanmış birisiydi. Yeri doldurulamayacak.

Tiyatro Sanatçısı Vecdi Sayar: Yılmaz Onay, tanıdığım en değerli, en dürüst, en birikimli insanlardan biriydi, belki de bu insanların birincisiydi. Çünkü, hiç taviz vermedi hayatında. İnandığı değerlerden bir milim bile sapmadı; her zaman kendini değil, başkalarını, yani toplumsal yararı düşündü. Türkiye tiyatrosuna yaptığı katkılar unutulmaz. Ülkemizde Brecht’in kuramının doğru anlaşılması için çok çaba harcadı, durmaksızın çalıştı. Benim, tiyatro hayatımda eşsiz bir yeri vardır. Tiyatroya onun yönetmenliğinde adım attım. AST’de “Hitler Rejiminin Korku ve Sefaleti” ilk sahne tasarımımdır. Sonra, “403. Kilometre”, “Sınır-Duvar”, tekrar “III. Reich”, Çağdaş Sahnede “Yusuf ile Menofis”. En son, Özerk Sanat Konseyi yönetiminde birlikte çalışmıştık… Bugünkü rejimin niteliğini herkesten önce kavramıştı. “Bu yol, Hitler’e çıkar” diyordu. Ne yazık ki, öngörüsünün doğru çıktığını da gördü.

Tiyatro Eleştirmeni Metin Boran: Oyun Yazarı ve Yönetmen Yılmaz Onay, yazdığı oyunlar, tiyatrodaki sahnelemeleri ve sanat hayatının bütününde, örgütlü sosyalist bir aydın olarak hep gerçekten yana bir tutum aldı. Türkiye’de Bertolt Brecht tiyatrosunun toplum düzleminde anlaşılması ve yaygınlaşması için çevirileriyle büyük katkı sundu. Hem kuramda hem de uygulamada sosyalist gerçekçiliğin peşinden gitti. Sanat ve özgürlük mücadelesini bu hat üzerinden yürüttü. İşçi tiyatrosunun, emek ve özgürlükten yana sahne pratiğinin özellikle ’60’lardan sonra değerli ve örnek bir neferi oldu. Yapıtları, çalışmaları ve anısı değerlidir. Onay’ın vedası tiyatro sanatı için büyük kayıptır. Türkiye entelektüel ortamı büyük bir sanatçıyı, duyarlı bir aydını, özenli bir çeviri ustasını, mücadeleci hayat pratiği ile örnek bir komünisti kaybetmiştir. Işıklar içinde uyusun. Dostlarının başı sağ olsun. Anısı unutulmayacak.

TOBAV Eski Genel Başkanı Tamer Levent: Yılmaz Onay’la dostluğumuz çok eski yıllara dayanıyor. Birlikte çok etkilikler düzenledik, çok şeyler paylaştık. Türk tiyatrosu sürekli kan kaybediyor. Çok çalışmamız gerekiyor. Çok önemli bir kayıp. Tüm dostlarımıza başsağlığı diliyorum.

Evrensel Basım Yayın Genel Yayın Yönetmeni Cavit Naci Tarhan: Düşündüğü gibi yaşayan, yaşamdaki tavrıyla gerek kendi kuşağını gerekse genç aydınları, sanatçıları etkilemiş ve iz bırakmış ender insanlardan birisidir Yılmaz Onay. Sadece gönül verdiği işçi tiyatrosu değil, yazdığı romanlar ve yaptığı çevirilerle bir çok eseri okurlarına armağan etmiştir. “Gerçekçilik bir tutumdur. Emekçiler hayatlarında olduğu gibi, sanatta da gerçekçidirler. Gerçekçilik bir akım değil, bir tutumdur. Ve bunun asıl sahibi emekçilerdir.” vurgusu onun devrimci kişiliğini, sınıftan yana tutumunu net olarak ortaya koymaktadır. Yayınevimizden birçok telif ve çeviri eserleri çıktı: İşçi B, Edebiyat Bilimi, Ütopyadan Bilime Sosyalizme, Komünist Parti Manifestosu, İlk Adımlar, Oyun Değil ve Yazılar Filmatik. Oyunlarıyla, eserleriyle yaşayacaktır.

Evrensel

Yorum


işlemi tamamlayınız: