Sinekler Sevişirken’ Sakın Nefes Alma!

Pinterest LinkedIn Tumblr +

Yaşam Kaya

Merve Engin, Türkiye Tiyatrosu’nda ‘karakter oyunculuğu’ anlamında üretimlerini sürdüren yegâne bir isim. Daha önce “Commedia dell’Arte” teknikleriyle bezenmiş ‘Kıyıya Oturmanın Böylesi’ adlı oyunla tiyatro dünyasında ses getiren sanatçı, solo işler yapmayı seviyor. Sahneyi sadece kendisiyle paylaşmanın ötesinde ortaya koyduğu performansıyla her açıdan takdiri hak eden oyuncunun üretimlerini derinden incelemek lazım. Mine Söğüt’ün yazdığı, yönettiği, kurguladığı ‘Sinekler Sevişirken’ sezonun tek kişilik performansları arasında en dikkat çekici olanı.

Mine Söğüt, YKY yayınlarından çıkardığı öykü kitabında okuyucusuna 21 ayrı kurgu sunarken, oluşturduğu kurguların içinde anlattığıyla insanı derinden etkileyen ‘Sinekler Sevişirken’ öyküsünü kendine özgü oyunlaştırmış. Kitabın yazarı olması Söğüt için bulunmaz bir nimet. Anlattıklarını hayal süzgecinden geçirerek kaleme alan yazar, hayalinde canlandırdığı karakteri tiyatro sahnesinin içine oturtmayı başarıyor. Mine Söğüt’ün öyküsel dilinin içinde saklı kalan ‘ay ışığı tadında’ sözcükler anlatının nirengi noktasını oluştururken, Merve Engin’in psikolojik analizleri devreye giriyor.

Oyunda ayaklarından sakat küçük bir kızın iç hesaplaşmasına tanıklık ediyoruz. Babanın sapık birtakım hareketlerine maruz kalan çocuk, bedeni üzerinden önce ailesine daha sonra toplumun penceresine doğru ilerliyor. Kalabalıklar içinde devamlı suretle inkâr edilen ‘ensest ilişki’ sapıklığının var olduğunu kanıtlayan konu, esasen bedenini istediği gibi kullanamayan bir kızın yaşamının önemli bir kesitini bizlere göstermiş.

Konu içinde kızın feryatları duyuldukça öyküdeki ahenk gizemli bir hale dönüşüyor. Yatalak halde, bedeninin belirli bir kısmını ‘zorla’ hareket ettiren baş karakterin ruh haline bakmamız şart. Konu çarpık aile yaşantısını, anne-baba-çocuk üçlüsünün umarsız geldiği son noktayı, bazı görünmeyen toplumsal kavramları tartışmaya açmış. Ayaklarından yoksun bir kızın sadece sinekler üzerinden düşündüğü ‘arkadaşlık’, ‘seks’, ‘ayrılık’ olgu ve olayları üzerine derin etkilerle gitmeliyiz. Babanın öz kızını taciz etmesinin yanında, annenin çocukla olan tüm ilişkisini kesmesi yalnız kalan küçük kızın feryatlarına sebep oluyor.

Otuz Dakika İçinde!…

Yarım saatten biraz fazla süren gösteri için her açıdan ayrı bir başlık atmamız şart. Sahneye boylamasına yerleştirilen yatağın üstüne kendisini bağlayarak, sanki ayaklarından yoksun biçimde yatan Merve Engin, bu noktada içine sinen bir iş yaptı mı? Merak içindeyim! Harika bir tonlamayla, oyunu olağanüstü güzellikte yöneten Mine Söğüt kurgu alanında gösterdiği başarıyı yönetim anlamında gösterememiş. Hareketsiz halde, sadece kendisiyle konuşan bir oyuncu yaratmak yerine, bazı zorlamalarla bedenini kullanmanın yollarını arayan bir karakter yaratmak en güzel olanı!

Merve Engin, oyundaki küçük kızı canlandırırken, oyunculuk anlamında elinden ne geliyorsa ortaya dökmüş. Sinekler üzerinden yapılan ‘seks’ çatışması ironik bir ortamın oluşması için yeterli oluyor; fakat acılarla geçen her saniye insanı ironiden uzaklaştırıyor. Sinekler, kızın nefes alıp vermelerinden tahrik oldukları için, durmaksızın küçük kıza işkence yapıyor. Aslında sekse karşı içinde derin bir özlem barındıran kız çocuğu, oyunda bahsettiğimiz noktayı kendisine göre biçimlendirmiş. Seks yapan sinekler aslında kızın iç dünyasının dışa vurumu! Ayaklarından mahrum bir kişiyi oynamak, oynarken muhteşem psikolojik analizler sunmak herkesin yapabileceği bir iş değil. Yönetmenin kurgudaki başarısı, oyuncu Merve Engin ile doruk noktasına ulaşmış.

Merve Engin, Mine Söğüt’ün anlatmak istediğini çok güzel özümsemiş. Ses tonundaki inişler-çıkışlar, mimiklerin doğru ve yerinde kullanılması, bedeni üzerinden kendisini doğru noktada tanımlaması ona her açıdan bir artı getirmiş. Sahnede büyüleyici performansıyla izleyiciyi büyük bir şokun içine çekmeye çalışan Merve Engin için bütün övgüleri buraya yazmamız gerekiyor.

‘Sinekler Sevişirken’ yalnızlıklar içinde hayata tutunacak dalı kalmayan insanların çığlığını sahneye taşımış. Oyuncunun sahnede tek noktada sabit kalması dışında gösteri için ne söylesek az kalır. Her açıdan başarılı bir çalışma sizleri bekliyor…

Birgün

 

Paylaş.

Yazarın bütün yazıları için: Yaşam Kaya

Yanıtla