Bodrum’da ilk kez Tiyatro Festivali

Pinterest LinkedIn Tumblr +

[Eda Köprü Yılmayan’ın Birgün’de yayımlanan söyleşisini okurlarımızla paylaşıyoruz.]

Cumhuriyet’in 100. yılı ana temasında bu yıl ilk kez düzenlenecek Bodrum Uluslararası Tiyatro Festivali’nde tiyatronun yanı sıra sahne sanatları da olacak. 3 Kasım’da başlayacak olan festival iki hafta boyunca sürecek.

Bodrum bu yıl 3-16 Kasım arasında ilk kez düzenlenecek Uluslararası Bodrum Tiyatro Festivali’ne ev sahipliği yapıyor. Mustafa ve Övül Avkıran tarafından hayata geçirilen festivalde, Cumhuriyet’in 100. yılı ana tema olarak belirlenmiş ve özgürlük, barış, birlikte yaşam, insan hakları da merkeze alınmış. Festivalde tiyatro oyunlarının yanı sıra farklı sahne sanatları da yer alacak. Açılış İzmir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları tarafından sahnelenen Güngör Dilmen’in yazdığı, Yücel Erten’in sahnelediği Deli Dumrul oyunu ile yapılacak.  Festivalle ilgili ulaştığımız Avkıran çiftinden dolu dolu bir program hazırladıklarını öğreniyoruz. Bodrum’un simgesi haline gelen Halikarnas Balıkçısı; Cevat Şakir Kabaağaçlı da unutulmamış. Balıkçı’nın ölümünün 50. yılında katılımcılar 10 gün boyunca farklı sanatçılardan Mavi Sürgün’ün hikâyesini dinleyecek. Festival programı bununla da sınırlı değil. Sivas Katliamı’nın 30. yılı, Şili darbesinin 50. yılı da programda farklı etkinliklerle anılacak. Festival programını Övül ve Mustafa Avkıran’la konuştuk.

Bodrum’da ilk kez düzenlenecek bir tiyatro festivaline imza atıyorsunuz. Proje nasıl oluştu?

Övül Avkıran: 2018 yılında birçok nedenle İstanbul’u bırakıp Berlin’e göçmüştük. Ancak Dumrul ile Azrail’i yeniden sahnelemeye karar verip provalarını Türkiye’de yapmak istedik ve pandemiye Türkiye’de yakalandık. Hepimiz aynı şeyi yaşadık, ne zaman biteceği bilinmeyen bir salgın. Berlin’e dönmek mümkün değildi. Uçuşlar yasaklanmıştı, korktuk. Biz de İstanbul’da yaşamaktan çoktan vazgeçtiğimiz için Bodrum’da bir arazi sahibi olup içine de küçük bir ev yaptırdık ve Bodrumlu olduk. Büyük bir arazide küçük bir ev. Burada bir sahne kursak tiyatro yapsak diye düşünmeye başladık, Uluslararası Bodrum Tiyatro Festivali’ne kadar geldik. Bodrum’un Antik Yunan Tiyatrosu var ama bir tiyatro festivali yok diyen Mine Söğüt’ü dinledik hep birlikte… Hayat hızlandırıyor bazen bir şeyleri.

Festivalin ana temasını Cumhuriyetimizin 100.yılı olarak belirlemişsiniz. Festivalde yer alacak oyunlar, gösteriler de buna göre mi oluşturulacak? Festival programından söz eder misiniz?

Bu yıl Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yılı. Biz de programı yaparken merkezimize bunu koyduk. 100. yıla çeşitli açılardan bakan işleri yan yana getirmeye çalıştık, bir analiz yapmayı hedefledik. 2023 aynı zamanda Halikarnas Balıkçısı’nın ölümünün 50. yılı. İsmi Bodrum ile özdeşleşen Balıkçı. Bodrum Balıkçı, Balıkçı Bodrum demek. Onun doğumunu 10 gün sürecek özel bir projeyle kutlamaya karar verdik. 2023, Cumhuriyet tarihinin en önemli kırılma anlarından olan Sivas Katliamı’nın 30. yılı, Hasret Gültekin nezdinde Sivas’ta kaybettiğimiz canlara saygı duruşunda bulunmak istedik. Ayrıca 2023, Şili faşist darbesinin 50. yılı. Bütün dünyada anılan, anılacak olan, üzerine bütün sanat disiplinlerinde işler üretilen o karanlık faşist Pinochet iktidarı ile ilgili bir parantez açmak istedik. Şansımız yaver gitti ve bütün bu temalara uygun işleri bir araya getirmeyi başardık. Özgürlük ve barış, ötekini anlamak, saygı duymak, birlikte yaşamak, insan hakları. Programda Bodrum izleyicisi için yeni olan işleri yan yana getirdik. Pandemi ile gözden kaçmış, yeterince kıymeti bilinmemiş işleri yeniden sahne ışıklarına çıkardık. Çok önceden tasarlanmış ancak eskimemiş ve yeni işlerin bir arada görülmesini istedik. İlk festival olması sebebiyle, daha çok seyirciye ulaşacak bir festival programı oluşturduk. Açılış oyunumuz, İzmir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları yapımı. Güngör Dilmen’in yazdığı Yücel Erten’in sahnelediği Deli Dumrul.

Festivalde tiyatronun yanı sıra farklı sahne sanatlarının da yer alacağını öğrendim. Neler olacak?

Ö. A: Bodrum Uluslararası Tiyatro Festivali’nin (BOTİF) müzikle, edebiyatla, sinemayla, resimle, heykelle, mimari ile ‘Dans Eden Bir Tiyatro Festivali’ olmasını tasarlıyoruz. Başka türlü bakmanın yollarını aradığımız, uzun soluklu olmasını, kalıcı olmasını hayal ettiğimiz Uluslararası Bodrum Tiyatro Festivali, disiplinler arası geçişkenliğin yeni bir sahası olacaktır. Ürettiğimiz her işte, kurduğumuz sanat mekânlarında ‘Bütüncül Sanat’ anlayışı ile işler ürettik, programlarımızı bu anlayış ile kurguladık.

M.A: Bodrum’da Caz Festivali, Gümüşlük Festivali, Opera ve Bale Festivali, Gümüşlük Akademisi ile Edebiyat vardı. Bodrum Zeki Müren ile Balıkçı ile Gülriz Sururi-Engin Cezzar ile yani hep sanatçılarla anıldı. Bugün de birçok ressam, heykeltıraş, tasarımcı Bodrum’u mesken tutuyor. Bir önceki projemiz Garaj İstanbul’da da bütüncül bir sanat anlayışı ile çağdaş gösteri sanatlarının buluştuğu bir merkez demiştik.Festival de aynı bakış açısı ile sanatların özellikle de gösteri sanatlarının birbirine dokunduğu, birbirinin içinden geçtiği işlere ev sahipliği yapacak. 3 – 16 Kasım arasında 14 gün, iki haftalık bir maraton bu. Gösteriler, okumalar, söyleşiler, atölye çalışmaları… Hangi birinden söz etsem bir başkasına haksızlık olur, ancak İnspera, Kale, Herodot Kültür Merkezi, Nurol Kültür Merkezi oyun alanlarımız iken STS Okul Gemisi’nde yaşanacak olan deneyim festivalimizin en özel projesi. 10 gün boyunca sanatçı Jehan Barbur, STS Okul Gemisi’nde konuklarını karşılayacak, Halikarnas Balıkçısı herkese ‘merhaba’ diyecek ve gemi gün batımına doğru yola çıkacak. Konuklar her gün bir başka tiyatro oyuncusundan Mavi Sürgün’ü dinleyecekler. Gün battıktan sonra ise gemi, Jehan Barbur’un söylediği şarkılarla kıyıya dönecek. Her gün bu özel gösteriye sadece 30 konuk katılacak. Kaçırılmaması gereken bir deneyim diye düşünüyoruz.

Paylaş.

Yanıtla