Nazım’dan Kazım’a: Şiirlere Şarkılar Eşlik Ediyor

Pinterest LinkedIn Tumblr +

[Evrim Kepenek’in Bianet’te yayımlanan yazısının bir kısmını okurlarımızla paylaşıyoruz.]

“Aç kalan bir insana:

– Açlık nedir? diye sorarsanız:

– Bilmem, der. Açlık şeydir…
Açlık anlatılmaz ki…
Açlık açlıktır işte…”

Kan Konuşmaz – Nâzım Hikmet

Bazı insanlar öldükten sonra da yaşadıkları kentlerde dolaşmaya devam eder. Bir sokak köşesinde, bir vapur iskelesinde, bir şiirin dizelerinde çıkar karşınıza. Nâzım Hikmet de onlardan biri.

Memleketi anlattı, insanı anlattı. Eşitliği, kardeşliği, aşkı ve mücadeleyi anlattı. Bu yüzden aradan geçen onca yıla rağmen dizeleri hâlâ kuşaktan kuşağa aktarılıyor.

Aramızdan ayrılışının yıl dönümünde, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Dairesi Başkanlığı bünyesindeki İBB Orkestra tarafından hazırlanan “Ben Nâzım” gösterisi Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu’nda izleyiciyle buluştu.

Daha kapıdan girerken bunun sıradan bir anma gecesi olmayacağı hissediliyordu. Müzik, şiir ve anlatı iç içeydi. Sahnedeki her ayrıntı özenle düşünülmüş, her geçiş titizlikle hazırlanmıştı. Genç müzisyenlerden anlatıcılara, orkestradan solistlere kadar herkes Nâzım’ın sözlerine kendi sesiyle dokundu.

Gecenin en çarpıcı anlarından biri ise sahnede Nâzım’a hayat veren oyuncunun hapishane yıllarını anlattığı bölümdü. Kollarını sıvadığı anda salonda sessizlik hâkim oldu. Ardından binlerce kişi hep bir ağızdan “Faşizme karşı omuz omuza” sloganını attı. O anladık, bir tiyatro sahnesinde değiliz, ortak bir hafızanın içindeyiz.

Yazının devamı için tıklayınız.

Bianet

Paylaş.

Yanıtla