Stand-up gösterisi “Ölü Deniz”deki ifadeleri gerekçe gösterilerek yurt dışından dönüşünde İstanbul Havalimanı’nda gözaltına alınan Deniz Göktaş bugün adliyeye sevk edildi.
İstanbul Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada Göktaş’a “Cumhurbaşkanı’na hakaret” ile “halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” suçlamaları yöneltildi.
Geceyi nezarethanede geçiren ve savcılık ifadesi için Çağlayan’daki İstanbul Adliyesine getirilen Göktaş’a destek için çok sayıda yurttaş, sanatçı ile sendika, siyasi parti ve demokratik kitle örgütü temsilcisi adliye önünde bir araya geldi. Çevredeki polis yoğunluğu artırıldı, TOMA getirildi.
Siyasi partiler ve meslek örgütlerinin çağrılarıyla Çağlayan’da bir araya gelenler, yaptıkları açıklamada Göktaş’ın derhal serbest bırakılmasını isterken ifade özgürlüğüne yönelik baskılara tepki gösterdi.
Savcılık, yaklaşık 2 saat süren ifade işlemleri sonrası Göktaş’ı “Cumhurbaşkanı’na hakaret” ve “dini değerleri aşağılama” suçlarından tutuklama talebiyle hakimliğe sevk etti. Hakimlik Göktaş’ın tutuklanmasına karar verdi.
“Savcı gösterideki her ifadesini sordu”
Göktaş’ın savcılık ifadesi saat 11.20 civarında başladı ve yaklaşık 2 saaat sürdü. TİP Milletvekili Ahmet Şık, tamamlanan savcılık sorgusuna dair adliyede bekleyenlere bilgi verdi. Savcının gösterideki her ifadeyi tek tek sorduğunu belirten Şık, Göktaş’ın hakimliğe sevk edilmesine kesin gözüyle bakıldığını belirtti.
Şık, “Gösteride ifade edilen her şeye dair tek tek soru sormuş savcı. Ortada tam bir ifade özgürlüğü meselesi var benim açımda. İnanmamak da bir özgürlüktür, bunu da belirtmek gerekiyor. Din eğer yasayla, devlet zoruyla korunan bir şeyse zaten bireyin inancını sorgulamak gerekiyor. Savcı çok fazla soru sormuş. Sevke neredeyse kesin gözüyle bakılıyor. 216/3 suçlama (Halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri aşağılama), acaba 216/1’e (Halkı kin ve düşmanlığa tahrik) çekebilir miyiz diye sorgulamanın bu kadar uzun sürdüğü düşünülüyor” dedi.
“Yasaklar sizin, mizah bizimdir”
Sabah saatlerinden itibaren çok sayıda yurttaş destek için Çağlayan’a gelirken eyleme Emek Partisi Milletvekili İskender Bayhan, TİP Milletvekilleri Sera Kadıgil ve Ahmet Şık ile DEM Parti Milletvekilleri Kezban Konukçu ve Cengiz Çiçek de katıldı.
Kitle, “Deniz Göktaş’ı serbest bırakın” pankartı açarak sık sık “Deniz Göktaş yalnız değildir”, “Gözaltılar, tutuklamalar, baskılar bizi yıldıramaz” ve “Faşizme karşı omuz omuza” sloganları attı.
Eylemde “Doğaya, sanata, insanlığa özgürlük”, “Sanata, sanatçıya özgürlük” ve “Yasaklar sizin, mizah bizimdir” yazılı dövizler taşındı. Çok sayıda komedyen, oyuncu ve Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyesinin yanı sıra Emek Partisi İl Başkanı Sema Barbaros ve DEM Parti İl Başkanı Çınar Altan da destek için adliyeye geldi.
“Halkın sesini susturamazsınız”
Adliye önünde açıklama yapan Oyuncular Sendikası Yönetim Kurulu Üyesi Cem Yiğit Üzümoğlu, meslektaşları Deniz Göktaş ile dayanışmak ve ifade özgürlüğünü savunmak için bir araya geldiklerini belirtti. Üzümoğlu, “İfade özgürlüğü anayasa ile güvence altına alınmış temel bir haktır. Sanatın, mizahın ve düşüncenin cezalandırılmadığı, eleştiren sözün suç sayılmadığı bir ülkede yaşamak hepimizin ortak talebidir” dedi.
Oyuncular Sendikası olarak ifade özgürlüğüne yönelik her türlü müdahalenin karşısında olduklarını vurgulayan Üzümoğlu, “Meslektaşımız Deniz Göktaş’ın bir an önce serbest bırakılmasını ve sürecin hukuka uygun biçimde yürütülmesini talep ediyoruz. Dayanışmanın, hukukun ve özgürlüğün yanında olmaya devam edeceğiz. Deniz Göktaş yalnız değildir” dedi.
DİSK adına konuşan Asalettin Aslanoğlu da Göktaş’ın hakkında soruşturma olduğunu bilmesine rağmen yurt dışından kendi isteğiyle döndüğünü hatırlattı. Göktaş için “Suçu insanları güldürmeye çalışmak” diyen Aslanoğlu, mizahın susturulamayacağını vurguladı. “Gülmek devrimci bir eylemdir” diyerek sanata, mizaha ve özgürlüğe sahip çıkmayı sürdüreceklerini söyledi.
KESK İstanbul Şubeler Platformu adına konuşan Ertuğrul Eroğlu, “Sanatçılar susturuluyor, mizahçılar yasaklanıyorsa demokrasi rafa kaldırılmıştır, hukuk bitmiştir, insan hakları yok demektir” dedi. İktidara tepki gösteren ve adalet çağrısı yapan Eroğlu, “Halkın sesini susturamazsınız. Mizahla yaşadıklarımızı bize gösteren Deniz’in sesi bu halkın sesidir” ifadelerini kullandı.
