[Kürt sanatçı Delil Dilanar’ın Medyascope‘ta yayımlanan söyleşi yazısının bir kısmını okurlarımızla paylaşıyoruz.]
Kürt sanatçı Delil Dilanar, çözüm sürecinin sanata ve sanatçıya etkisini anlattı. Dilanar, turnesi kapsamında 30 Ekim’de Diyarbakır’da, 1 Kasım’da Van’da sahneye çıkacak.
Yasaklı olduğu için uzun süre Avrupa’da yaşayan Kürt sanatçı Delil Dilanar, 4 yıl önce doğduğu topraklara döndü. Turnesinin ilk konserini İstanbul Bostancı Gösteri Merkezi’nde veren Dilanar, Diyarbakır konseri için kente geldi. Sanatçı, Medyascope’a çözüm sürecinin sanata etkisini, dengbejlik geleneğini ve konser programını anlattı.
Dilanar, sürecin yalnızca Kürt sanatçıları değil, müzikle uğraşan herkesi etkilediğini şu sözlerle anlattı:
“Tabii ki büyük bir etkisi var bunun. Yasaklı dönemlerde Türkiye’ye gelemediğimiz dönemlerdeki konserlerle bugünkü bu projenin, sadece Kürtler açısından değil, genel olarak Türkiye’de müzik ve sanatla uğraşan herkes için ciddi bir etkisi oldu. Çünkü biz 5 yıl önce bir konser yaptığımızda, ‘Acaba son güne kadar iptal olur mu, olmaz mı?’ kaygısını taşıyorduk. Hâlâ bunun etkisi var insanlar üzerinde.”
Dilanar, sanatçıların sürece destek vermesi gerektiğini hatırlatarak şöyle konuştu:
“Sanatçılar her zaman barış, demokrasi ve insan hakları için verilen mücadeleleri desteklemişlerdir. Bu zaten bizim en büyük sorumluluğumuzdur. Bunun sürekli mücadelesini verdik. Acabası yok, bu işin başka şansı yok, olmak zorunda. Erken olur, biraz daha uzar ama bir şekilde olması lazım, başka bir alternatifi yok.”
Dilanar sürecin devam etmesi gerektiğini savunuyor
İnsanların kafasında zaman zaman süreçle ilgili soru işaretleri oluştuğunu belirten Dilanar, görüşünü şöyle açıkladı:
“Ben çok rahatlıkla şunu diyebilirim: Bence bu süreç devam ediyor ve etmelidir. Hepimizin barışa ve demokrasiye ihtiyacı var. Bu bizim her şeyimizi etkiliyor. Sadece kültürü, sanatı ve ekonomiyi değil, hayatın her alanını ve insanların bütün geleceğini etkiliyor.”
Sanatçı, geçmişte kendi topraklarında geleceği planlayamadıklarını da şu sözlerle aktardı:
“Eskiden kendi memleketimizde, kendi topraklarımızda yarın için bir proje yapamıyorduk. Ama şimdi yapabiliyoruz bu projeleri. Sıkıntılı da olsa, engelli de olsa, gecikmeli de olsa bu bizim çok önemli bir sürecimizdir. En başından beri de destekledik, destekliyoruz. İnşallah böyle devam eder.”
“Dengbejlik kültürünü yaşatıyoruz”
Dilanar, dengbejliğin hem Kürt müziğinin temel mirası hem de bir sözlü edebiyat geleneği olduğunu vurguladı. Sanatçı, genç kuşağın bu geleneği yeniden yorumlamasının etkisini şöyle anlattı:
“Bizim gibi genç sanatçı arkadaşlarımızın özellikle dengbejliği yeniden yorumlayıp bugünkü çağa uyarlayarak yeniden insanlara dinletip sevdirmesinin çok ciddi etkileri olduğunu görüyoruz. Konserlerime 80 yaşında insan da geldiği gibi, 12 yaşında çocuk ve 20 yaşında gençler de geliyor. Bu çok dikkat çekici bir şey.”
Dilanar, dengbejlik kültürünü dinleyicinin önüne yeniden koyarak yaşattıklarını belirtti:
“Sadece dengbejlik ile ilgili değil, bu kültürü geliştiren, bu kültürü tekrardan insanların önüne koyup, ‘Bakın, bizim böyle bir kültürümüz var, başka şansımız yok’ diyerek dengbejlik kültürünü yaşatıyoruz.”
Delil Dilanar kimdir?
Muş’un merkeze bağlı Çukurbağ köyünde dünyaya gelen Delil Dilanar, bölgenin dengbejlerinden amcası Huseynê Muşî’nin divanında büyüdü. Mey sanatçısı Egîdê Cimo gibi isimlerden enstrüman eğitimi alan Dilanar, “Dewrêşê Evdî” adlı klasik dengbej klamını farklı bir tarzda yorumladı. Sanatçı, “Serayê” ve “Necirvano” gibi klamları da yeni aranjmanlarla seslendirdi. Bazı çevreler, Dilanar’ı dengbejlik kültürünün “modern” temsilcisi olarak niteliyor.
Devamı için tıklayınız.
