Şişli Tiyatrosu Yaşamalı!

Pinterest LinkedIn Tumblr +

[Mehmet S. Aman’ın Cumhuriyet’te yayımlanan haberinin bir kısmını okurlarımızla paylaşıyoruz.]

1971’den bu yana İstanbul tiyatrosunun simge sahnelerinden olan Şişli Tiyatrosu, artan kira baskısı nedeniyle kapanma tehlikesiyle karşı karşıya; sanatçılar ve seyirciler festivaller ve imza kampanyasıyla sahneyi yaşatmaya çalışıyor.

İstanbul’un köklü sahnelerinden, son kalan kalelerden belki de Şişli Tiyatrosu. Geçmişi 1971 yılına uzanan tiyatro, Ermeni kökenli bir aile tarafından sahne olarak kurulmuş, 1972’de usta sanatçı Gazanfer Özcan ve ekibi tarafından devralınmış, Özcan ve ekibinin 1990’ların sonuna doğru ayrılmasının ardından sahne kısa bir süre Nedim Saban tarafından işletilmiş, daha sonra Şişli Belediyesi’ne geçmiş ve tiyatro sanatçısı Ali Poyrazoğlu’na devredilmişti. Poyrazoğlu’nun 2008’de sahneden ayrılmasının ardından tiyatro, yaklaşık 12 yıl kapalı, daha doğrusu atıl kaldı. Tiyatronun şimdiki işletmecisi Mustafa Kalkan, 2020’de tamamen kendi olanaklarıyla sahneyi ayağa kaldırdı. Ancak küresel salgın, ekonomik kriz ve yaşanan teknik aksaklıkların üzerine Şişli Tiyatrosu son aylarda mekân sahibinin yüksek kira istemi karşısında kapanma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı.

ORTAKLAŞA YAŞAM

Şişli Tiyatrosu’nun sahnesini Tiyatro Proje No2, Tiyatro Mitos, Tiyatro Merdiven ve Şişli Tiyatrosu aktif olarak kullanıyor ve yaşatmaya çalışıyor. Şişli Tiyatrosu’nun kurucusu Mustafa Kalkan, Tiyatro Proje No2’nin kurucularından R. Onur Duru ve Tiyatro Mitos kurucularından Şenol Önder’le, Şişli Tiyatrosu’nda buluştuk, konuştuk.

Önder, sahnenin yaşadığı zorlukları şöyle anlattı: “2024’ün kasım ayında burayı su bastı. Suyun kaynağı bulunamadı. Bütün aşamalardan mekân sahibini haberdar ettik, üç ay boyunca su baskınının kaynağının bulunması ve toparlanması için 250- 300 bin liradan fazla para harcadık. Bütün oyunlar üç ay boyunca iptal oldu, oynanamadı. Tüm bunlar yaşanırken haliyle bir borç yükü doğdu. Bu borçla alakalı Mustafa Bey’le mekân sahibinin avukatı kendi aralarında bir protokol yapıyorlar. Borcu faiziyle, dosya masrafları vesairelerle 990 bin liraya çıkarıyorlar. Onu üç takside veriyorlar. İkisi ödeniyor. Üçüncüsü gecikince de dava açıyorlar. Davayı da kazanıyorlar. Bunun sonunda, kiracılıkta beş yıl dolduğu için kira yenilenmesine de hiçbir şekilde yanaşmayıp ‘Biz gerekirse burayı depo yaparız’ gibi bir söylemle bize çıkışıyor. Ve 81 bin lira olan kirayı 250- 300 bin liraya çıkarmak istiyorlar.”

Devamı için tıklayınız.
Cumhuriyet

Paylaş.

Yanıtla